<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>.</title>
        <description>.</description>
        <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 11:43:40 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>KLASİK BATI MÜZİĞİNİN DOĞUŞU</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/klasik-bati-muziginin-dogusu_10564431.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/klasik-bati-muziginin-dogusu_10564431.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Klasik Müzik denildiği zaman Orta Çağ'dan sonra Avrupa'da yaygınlaşmış çok sesli batı müziği akla gelmektedir.İşte size zamanın içinde müziğin bu müthiş yolculuğunu aktarmaya çalışacağız.Türk halkının özellikle kendisine yabancı olan bu müzik hakkında bilgi edinmesini sağlamak için kurulmuş bu bölümde ilk olarak Orta Çağ döneminden bahsedeceğiz. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;Ortaçağ: Klasik müziğin doğuşu&lt;/B&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ortaçağ dediğimizde gözümüzün önüne vebadan kırılan bir Avrupa, engizisyon mahkemeleri ve kilisenin kurumsallaşması geliyor. Gerçekten de Ortaçağ bütün Avrupa için zor bir dönemdi, ama o karanlık zamanları aydınlatan bazı güzel şeyler de oluyordu. İşte bu güzel şeylerden biri müziğin doğuşuydu (Örneğin diğerleri de muhteşem katedraller ve kulelerdir). &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;</description>
            <pubDate>Sun, 09 Mar 2008 18:16:00 +0200</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ROMANTİK DÖNEM </title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/romantik-donem_3466064.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/romantik-donem_3466064.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://tbn0.google.com/images?q=tbn:urGwrS2vPBYYpM:http://www.turkmusikisi.net/nota/tarihce/tarihc3.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Romantik çağ, adından da anlaşılacağı gibi, biraz &quot;flu&quot; geçmiş bir çağdır. Endüstri devriminin ayak sesleri duyulmaya başladığında insanlar arasında geçici bir panik yaşanmış ve bunun sonucunda mistisizmle karışık aşk aromalı eserler ortaya çıkmıştır ve her alanda birbirinden parlak sanatçılar birbiri ardına harikalar yaratmıştır. Tabii ki romantizm, her çağda, her sanatçıyla yaşanmıştır ama 19. yüzyıl sanatına çok daha yoğun ve abartılı bir biçimde yansımıştır. Bu dönemin sanatçıları düşler ve imgeler içinde uçan, ulaşılmaz olanın peşinde koşan, kendine acıyan, anlaşılamamaktan yakınan, ruhsal inişleri çıkışlarını yapıtlarına yansıtan sanatçılardır.&amp;nbsp; Bu durumun edebiyattaki yansıması Victor Hugo, Balzac, Gogol, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Dumas, de Musset, Keats, Lord Byron ve Goethe, felsefedeki yansıması Nietzsche, Schopenhauer, Hegel iken, müzikteki karşılığı Chopin, Schubert, Weber, Schumann, Çaykovski, Brahms, Verdi, Liszt, Wagner, Puccini, Rossini ve şeytan kemancı Paganini olmuştur. Ehh, düşünün artık.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Beethoven'ın Klasik ve Romantik akımları birbirine bağlayan müziğinin ardından, çağdaşları sayılan Weber, Schubert ve Rossini ilk katıksız Romantikler kuşağı olarak bilinir ve Romantik dönemi gerçek anlamıyla başlatan da onlar olmuşlardır. Bu bestecilerin 1830'larda ölmesiyle ikinci kuşak Romantikler döneme ağırlıklarını koymuşlardır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Oda müziği Klasik dönemin ürünüyse, senfoni de Roma.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/romantik-donem_3466064.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 02 Jul 2007 09:19:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>RÖNESANS DÖNEMİ</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/ronesans-donemi_3465977.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/ronesans-donemi_3465977.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width=&quot;100%&quot; align=center border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD class=baslikkrmzbyk align=middle&gt;
&lt;P align=left&gt;&lt;IMG src=&quot;http://tbn0.google.com/images?q=tbn:eye4z0fGLp-psM:http://www.wga.hu/art/c/costa/concert.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD height=15&gt;&lt;/TD&gt;&lt;/TR&gt;
&lt;TR&gt;
&lt;TD class=yazimvince&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;9. yüzyılda başlayan ve Rönesans dönemine kadar devam eden ortaçağ döneminin en büyük özelliği çok sesliliğe geçiş olmuştu. Aslında o dönem için, eskiden beri tek sese alışmış kulakların başka başka seslerin belirli bir uyumla bir araya gelmeleriyle oluşan ses grubuna alışması&amp;nbsp; hiç de kolay değildi. Bu tür müziğin kökeni Yunan ve Yahudi kültürüne dayanmaktaydı. &lt;BR&gt;Çok eski dönemlerde Yunanlılar nota işareti olarak harfleri kullanırlardı. Ancak ortaçağ ile birlikte sesleri hecelere ayırmak ve her bir işareti de çizgilere oturtmakla birlikte ilk nota sistemi de kurulmaya başladı. İşte bu farklı seslerin kesin işaretlerle isimlendirilmesi, çok sesliliğin gelişimine büyük katkı sağladı.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Notaların nasıl bulunduğuna gelince:&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&quot;Saint Jean Kasidesi&quot; nin latince olan ilk dizesindeki sözcüklerden ilk heceleri aldı.&lt;BR&gt;UT-quent laxis ('UT' 17. yüzyılda Bononcini tarafından 'DO' olarak değiştirildi), RE-sonare fibris, Mİ-ra gestorum, FA-muli tourum, SOL-ve polluti, LA-birreatum......&lt;BR&gt;Ortaçağ'da kilise dışında müzik, köylüleri ve soyluları eğlendirmek amacıyla cambazlık ve danslarla birlikte sanatçılar tarafından yapılırdı. Şövalyelik döneminin şövalye-bestecileri savaşa, yiğitliğe, aşka dair besteler yapıp söylemişlerdi.&lt;BR&gt;Avrupa'da Ortaçağ Kilisesi, orgdan başka çalgıları &quot;çok tanrılı dinlere&quot; özgü sayarak yasaklamıştı. Kilise dışında da müzik, insan sesi kaynaklı düşünülmüş ve çalgı müziği düşünülmemişti. Ancak halk arasında üflemeli ve vurmalı çalgıların kullanıldığı görülmekteydi. Bu çalgılar Arap ve Türk kaynaklıydı. Tulumlu gayda, basit flütler, küçük el davulları, trampetle.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/ronesans-donemi_3465977.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 02 Jul 2007 09:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSELERİ YÖNETMELİĞİ</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/anadolu-guzel-sanatlar-liseleri-yonetmeligi_3459553.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/anadolu-guzel-sanatlar-liseleri-yonetmeligi_3459553.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://tbn0.google.com/images?q=tbn:TS9OoraaCiO8NM:http://www.mersinpolifonik.org/interface/default/images/amblem.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;B&gt;MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ANADOLU GÜZEL SANATLAR LİSELERİ YÖNETMELİĞİ&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;I&gt;(Yayın : Resmi Gazete , Yayım Tarihi ve Sayısı : 16/12/2006 &amp;#8211; 26378)&lt;/I&gt;&lt;I&gt;&lt;/I&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;BİRİNCİ BÖLÜM&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Amaç&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin amacı, Anadolu güzel sanatlar liseleri ile ilgili iş ve işlemlere ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kapsam&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;MADDE 2 &amp;#8211; (1) Bu Yönetmelik, Anadolu güzel sanatlar liselerinde başvuru, öğrenci seçimi, kayıt-kabul, nakil ve eğitim-öğretimle ilgili iş ve işlemleri kapsar. (Değişiklik: 16/12/2006-26378 RG)&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Dayanak&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ile 3797 sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun&amp;#8217;a dayanılarak hazırlanmıştır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Tanımlar&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;MADDE 4- (1) Bu yönetmelikte geçen;&lt;BR&gt;a) Bakanlık: Millî Eğitim Bakanlığı,&lt;BR&gt;b) Okul: Anadolu güzel sanatlar lisesini,&lt;BR&gt;c) Veli: Öğrencinin anne, baba veya vasisi olan kişiyi&lt;BR&gt;ifade eder.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;İKİNCİ BÖLÜM&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kuruluş, Okulun Amacı&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Kuruluş&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;MADDE 5 &amp;#8211; (1) Anadolu güzel sanatlar liseleri, ilköğretim üzerine 4 yıl öğrenim veren yatılı, gündüz.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/anadolu-guzel-sanatlar-liseleri-yonetmeligi_3459553.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jul 2007 16:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MODERN DÖNEM</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem_3454531.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem_3454531.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://tbn0.google.com/images?q=tbn:K5_zUEo6AV-QqM:http://www.comune.sacile.pn.it/appuntamenti/barocco.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bu dönemi adlandırmada genel kabul görmüş bir terim yoktur. Çağdaş Müzik veya 20. Yüzyıl müziği gibi adlandırmalar yapılabilirse de özellikle ikincisi yüzyılın ortalarında yaşamış olan Rachmaninov, Sibelius ve R. Strauss'uda kapsadığından uygun&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;olmayabilir.Yeni müzik terimi bu müzik türünün felsefesini ve 19. Yüzyıl romantizmine karşıt olan arayışları daha iyi tanımlayacaktır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Yeni müzik Alman Avusturya romantizmine ve onun temsil ettiği herşeye bir başkaldırıyı simgeler. Değişik besteciler değişik&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;tekniklerle başarılı örnekler oluşturmuşlardır. Bu müzik türünde Empresyonizm,Romantizm yada Barok dönem de olduğu gibi belli bir stil ya da kalıp yoktur. Besteciler belli bir tekniğe bağlı kalmak yerine birini denedikten sonra bir başkasına geçmekte bir&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;sakınca görmemişlerdir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Başkaldırış eser adlarında da kendini göstermektedir. Buna örnek olarak Erik Satie'nin Like a nightingale that&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;has a toothache ve Trois Morceaux'un Three pieces in the form of a gösterilebilir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bunlar son yüzyılın romantik başlıklı senfonik şiirlerine bir reaksiyon olarak görülmektedir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;1.Dünya Savaşı sonrası bazı bestecilerin eserlerinde caz esintileri de görülür. Örn: Stravinsky Ragtime 1918,&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Copland'ınTwo Blues1926.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Bilimdeki gelişmelere paralel olarak radyo konser salonlarına gidemeyen milyonları dinleyici haline getirmişti. Randall&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Thompson'un Süleyman ve Belkıs operası radyo istasyonları tarafından telif ödenerek yayınlanmıştı. 1929'dan&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;itibaren sesli çekilmeye başlayan sinema filmleri bestecilere yeni imkanlar yaratmıştır. Fonografın icadı ile dünyanın en izole bölgelerinde bile insanlara müziği istedikleri repertuarla dinleme imkanı yaratmıştır. Son olarak Televizyon kitle&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;iletişimini en üst düzeye çıkarmıştır.&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem_3454531.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jul 2007 09:01:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>BAROK DÖNEM</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/barok-donem_3454506.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/barok-donem_3454506.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://tbn0.google.com/images?q=tbn:kTGy9R1p7MfRaM:http://www.artliveon.com/resim/haber/3_7_944.jpg&quot;&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Barok dönem, 1600 ile 1750 yılları İtalya'daki opera denemeleriyle başlamış, J.S.Bach'ın ölümüyle sona ermiş, ve tüm müzik türlerinde günümüze kadar kalıcı olan değişikliklerin oluşmasına neden olmuştur.Barok müzik, bir döneme adını vermekle birlikte mimari başta olmak üzere diğer pekçok kategoride de değerlendirilebilmektedir.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Barok Portekizce barroco (düzgün olmayan inci) kelimesinden gelmektedir. Mimarlıkta, deniz kabuklarına benzer eğmeçli bezemelerden meydana gelen , 17. yüzyılda kısmen de 18. yüzyılda Avrupa'nın özellikle Katolik ülkelerine (İtalya, İspanya, Portekiz, Avusturya, güney Almanya, Belçika) ve Latin Amerika'ya yayılmış olan üslup olarak göze çarpar. Barok sözcüğü yanlızca 17. yüzyıldaki genel tutumu nitelendirmekle kalmamış, Helenizm ile Gotik'in geç dönemlerindeki bazı belirtilerin anlatılmasında da kullanılmıştır. Furetiére'in 1690'da hazırladığı Fransız dilinin ilk sözlüğüne göre &quot;barok&quot;, &quot;tam yuvarlak olmayan incileri anlatmakta kullanılan bir kuyumculuk terimi&quot;dir. Saint-Simon 1711'de &quot;garip ve rahatsız edici bir düşünce&quot;yi anlatmak için barok sözcüğünü kullanmıştır. Fransız Akademisi sözlüğü de 1694'teki ilk baskısında Furetiére'in tanımlamasını olduğu gibi benimsemiştir. 1740'taki baskı ise mecazi anlamı benimsiyordu: düzensiz, tuhaf, eşit olmayan. Jean Jacques Rousseau'ya göre &quot;barok müzik, armoninin açık seçik olmadığı, modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyonları güç ve hareketi zor olan müziktir&quot;. Yapı sanatı ile ilgili ilk tanımla 1788 yılında &quot;Encyclopédie méthodique&quot;te karşılaşılmaktadır: &quot;mimarlıkta barok, tuhaflığın bir nüansıdır&quot;. Öyle anlaşılıyorki bu isim, dönemin başlangıcında resim ve heykel çalışmalarındaki değişikliklere gösterilen şaşırmış reaksiyon sonucu çıkmıştır.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Rönesans dönemi, tüm sanat dallarında sadelik.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/barok-donem_3454506.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jul 2007 08:34:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>KLASİK DÖNEM</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/klasik-donem_3454430.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/klasik-donem_3454430.html</guid> 
            <description>
&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://tbn0.google.com/images?q=tbn:ul4t4Ck-Bp27HM:http://www.istegenc.com.tr/content/images/content_2003/haziran/muzik/klasik_muzik_klavuzu_04.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Özellikle müzikte olmak üzere,birçok alanda sık sık kullanılan klasik kelimesi, ülkelere ve çağlara göre çok değişik gerçeklikleri kapsar.Klasik müzik ;popüler veya hafif diye adlandırılan müziklerin karşıtı gibi ele&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;alınabilir ve o zaman Pérotin den (ykl.1200)Pierre Boulez in izleyicilerine (XX.yy sonu) kadar bütün yüksek (veya ciddi)Avrupa müziğini içine alır. Bu bağlamda ( Avrupa dışı müziklerin tersine) klasik müzik ile&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;çağdaş müzik ayrımı yapılabilir ve çağdaş müzik, mesela Debussy'den veya Boulez-Stockhausen kuşağından&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;(1945) başlatılabilir. Aynı şekilde klasik müzik, romantik müzikten,barok müzikten,Rönesans müziğinden ve ortaçağ müziğinden de ayrılmaktadır.Ne var ki bu anlamda Lully ve Rameau'nun Versailles klasikçiliği ile Haydn, Mozart ve Beethoven'in Viyana klasikçiliği, ne zaman, ne teknik,ne de estetik olarak biribirine karıştırılamaz; hatta bunların birinden ötekine geçişi, çok önemli bir kültür olayı olan Soytarılar savaşı(1752 de, Fransız müziği ile İtalyan müziği taraftarları arasında Pariste çıkan sanat kavgası) simgeler.Edebiyatta olduğu gibi müzikte de klasik teriminin kullanılışı çok eski değildir (ilkin 1800 ler civarı) ve romantik; terimin-den daha sonra kullanıldığı kesindir.Son olarak şunuda belirtelim ki, Goethe'den itibaren, yani XIX.yüzyıl ın başından beri müzikteki klasik-romantik karşıtlığı, zihinleri, özellikle de yazarların zihnini epeyce meşgul etmiştir. Müzikte son baroğun en büyük temsilcisi olan Bach 1750 de Leipzig de öldüğünde genç Haydn Viyana da ilk eserlerini yazıyordu. Bu olaylar bir yüzyılı iki eşit döneme ayırır. Birinci yarıya Bach hakimdir. İkinci yarıd.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/klasik-donem_3454430.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 01 Jul 2007 07:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>1945 SONRASI DÖNEM BESTECİLERİ - JOHN CAGE</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/1945-sonrasi-donem-bestecileri-john-cage_3428363.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/1945-sonrasi-donem-bestecileri-john-cage_3428363.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://emusician.com/mag/john-cage.gif&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;anatla yaşam arasındaki sınırlar nedir? Olmalı mıdır? Neden Bach müzisyendir de ben değilim? En yeteneksiz insanın bile çıkardığı sesleri seven birileri bulunmaz mı? Çıkan sesler neye göre müziktir ve buna kim karar verir? Sesin çıkması için harekete, yani titreşime ihtiyaç vardır. Bu titreşimler düzenliyse ortaya çıkan ses &quot;müziksel&quot; değilse &quot;gürültü&quot;dür. Ama bu &quot;düzen&quot;in nasıl olacağına dair bir karar mercii olabilir mi? Bana Pavarotti'nin söylediği aryalar &quot;gürültü&quot;, bahçeyi sularken kendi çıkardığım sesler &quot;müziksel&quot; gelemez mi? Pavarotti'de iyi bir entonasyon (ses yüksekliklerini mutlak bir doğrulukta verebilme becerisi) olması neyi değiştirir?&lt;BR&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;BR&gt;5 Eylül'de 85 yaşına giren John Cage'in müziğinin çıkış noktası yukarıdakilere benzer sorular. Cage, yaşamını sanatla yaşam arasındaki farkları ortadan kaldırmaya adamış bir müzisyen. Onun müziğe getirdiği yenilikler kadar müzik felsefesi de önemlidir. &quot;Yaptığınız herşey müziktir&quot; der ve bunu şiddetle savunur Cage. Kimilerine göre 20. yüzyılın yetiştirdiği en büyük müzisyen, gerçek bir deha, kimilerine göre de ne yaptığını bilmeyen bir delidir. Yaşamı alkışlarla yuhlanmalar arasında gidip gelmiştir. Ama Cage hep bildiğini okumuş, dikkafalılığından ödün vermemiş, sonunda da bunu bütün dünyaya kabul ettirmiştir.. Bildiği ise aslında çok basittir: Bir ses, diğeri ile mutlaka bağlantılı değildir ve ses düzenlemesinde belli bir denetim gerekmez. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Cage'in &quot;acayip&quot; çıkışları Andy Warhol'dan, Stockhausen'a, John Cale'e ve hatta İlhan Mimaroğlu'ya kadar yazarından müzisyenine birçok alanda sanatçıyı etkilemiştir. Yaşamı boyunca ilgi çekmiş, ama avangard birtakım çevreler dışında uzun süre önemsenmemiştir. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Yorumcuya özgürlük tanıması ve yorumcunun da besteye müdahelesi fikri 20. yy müziği üzerinde çok etkili olmuştur. Cage'in 20. yy müziğine getirdiği bir b.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/1945-sonrasi-donem-bestecileri-john-cage_3428363.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 28 Jun 2007 21:08:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MODERN DÖNEM BESTECİLERİ - İGOR STRAVİNSKİ</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem-bestecileri-igor-stravinski_3428297.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem-bestecileri-igor-stravinski_3428297.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.search.com/thumb/2/24/Igorstravisnkypainting.jpg/250px-Igorstravisnkypainting.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;(1882 - 1971)&lt;/STRONG&gt;&lt;STRONG&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;STRONG&gt;Tam adı İgor Fyodoroviç Stravinski olan Rus asıllı besteci Stravinsky, 17 Haziran 1882'de, Rusya'da dünyaya geldi. Kiev ve Petersburg operalarında ünlenmiş yetenekli bas şarkıcı Fyodor İgnatiyeviç Stravinski&amp;#8217;nin dört oğlundan üçüncüsü olan Stravinsky, küçük yaşta müziği sevmiş; babasının evdeki provalarını dinlemiş; dokuz yaşında piyano, ardından da armoni ve kontrpuan derslerine başlamıştır. Ama müziğe yatkınlığına karşın, ailesinin müziği meslek seçmesine izin vermemesi üzerine ceza hukuku ve hukuk felsefesi öğrenimi için Petersburg Üniversitesine&amp;#8217;ne gönderildi. Üniversiteyi Rimski-Korsakof&amp;#8217;un oğluyla birlikte okudu, bu arada müzik ilgisi kompozisyona yöneldi. 1902 yazında &lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;B&gt;Rimski-Korsakof ile tanıştı. Ertesi yıl Rimski-Korsakof&amp;#8217;tan özel ders almaya başladı ve üç yıl kadar (1903-06) ders almayı sürdürdü. Rimski-Korsakof&amp;#8217;la sürekli tartıştığı kompozisyonları, gene onun aracılığıyla Petersburg&amp;#8217;da özel ya da halka açık konserlerde seslendirildi. Mi-bemol majör Senfoni&amp;#8217;nin (1905-07) yanı sıra, Rimski-Korsakof&amp;#8217;un kızına düğün armağanı olarak yazdığı &amp;#8220;Feyervek&amp;#8221; de (1908; Havai Fişekler) bu tür konserlerde çalındı. Bu son yapıt seslendirilmeden hemen önce ölen ustasının anısına yazdığı cenaze ağıtı (1908) ise Petersburg&amp;#8217;da çalındı, ama müziği günümüze ulaşmadı. 1905&amp;#8217;te üniversiteden mezun olan Stravinsky, 1906&amp;#8217;da kuzeni Yekaterina Nossenko&amp;#8217;yla evlendi. 1907&amp;#8217;de oğulları Theodore, ertesi .. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem-bestecileri-igor-stravinski_3428297.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 28 Jun 2007 21:06:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>MODERN DÖNEM BESTECİLERİ - BELA BARTOK</title>
            <link>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem-bestecileri-bela-bartok_3428264.html</link>
            <guid>http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem-bestecileri-bela-bartok_3428264.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;IMG src=&quot;http://www.beethovenlives.net/resimler/Bartok.jpg&quot;&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;(25 Mart 1881&amp;#8217;de Nagy Szent Miklos&amp;#8217;da doğmuş, 26 Eylül 1945 de New York&amp;#8217;da ölmüştür).&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;İkinci dünya savaşını takip eden ilk ayların kargaşalığı içinde Béla Bartok&amp;#8217;un ölüm haberi hemen hiçbir yankı yapmadı. Dünyadaki kargaşalık biraz yatıştıktan sonra bu acı kaybın farkına varılmış ve tarihi bir şahsiyetin bu fani dünyadan ayrılışı amansız bir gerçek olarak anlaşılmıştır. Memleketi olan Macaristan&amp;#8217;a dönmeye karar vermişti. Onun hasretiyle dolu ve hasta olan Bartok, yabancı bir diyarda öldü. Kendi arzusu ile göçettiği halde ancak güçlükle oraya alışabilmişti. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Bartok&amp;#8217;un eserleri sadece miktar ve gelişme bakımından değil, şümullü bir bütün olarak da gözlerimizin önünde durmaktadır. Daha şimdiden klasik bir seviyeye yükselen Bartok&amp;#8217;un eserlerine kısaca göz atılırsa köklerinin hem Bach ve Beethoven&amp;#8217;de hem de, Macar halk türkülerinde olduğu görülür. Bartok&amp;#8217;un içindeki ateş ve heyecandan ruhlaşan müziği hayret edilecek bir tarzda en son inceliğe kadar gelişmiştir. Bu müziğin melodik, ritmik, armonik ve ruhi ifade tarzını meydana getiren temel unsurlara derin bağlılığının neticesidir. Bu itibarla Bartok&amp;#8217;un şahsiyetini tamamıyle anlamak için araştırmalarının son derece geniş olan tesir sahasından hareket etmeliyiz. Bartok Macaristan&amp;#8217;ın, Romanya&amp;#8217;nın ve Slovakya&amp;#8217;nın her tarafını dolaşarak bu memleketlerin folklörlerini kendine mahsus müzikal muhakeme kudretiyle incelemiş ve böylece Avrupa&amp;#8217;nın fo.. ( &lt;a href=&quot;http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/modern-donem-bestecileri-bela-bartok_3428264.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 28 Jun 2007 21:02:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://muzikegitimcisi11.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>